Sizi Arayalım Canlı destek
0850 288 8828

KapitalFX | Forex Blog Yazıları

FULYA YÜKSEL

Araştırma Uzman Yardımcısı
Tarih13.1.2017 16:05:27

ECB Yetebilecek mi ?


Avrupa Merkez Bankası en son toplantısında politika faizini %0, mevduat faizini %-0.4, marjinal borç verme faizini ise %0.25’te tuttu. 2017 Mart ayına kadar devam edilmesi beklenen varlık alım programının tutarında ise herhangi bir değişiklik yapılmayarak yine 80 milyar EUR olarak korundu. Ancak bunun yanında Nisan ayından Aralık ayına kadar varlık alım programına 60 milyar EUR ile devam edileceği haberini aldık. Bu koşullar altında ECB genişlemeci para politikası adımlarında ‘’ben burdayım’’ diyerek  2017 yılı sonunda planlanan tahvil alımında 2.2 trilyon EUR’ya ulaşacak.

Euro Bölgesi’nde büyüme ılımlı ancak dalgalı seyretmeye devam ediyor. ECB’nin para politikasında genişlemeci adımlarına rağmen büyüme üzerinde etkisinin sınırlı kalınması dikkat çekiyor. 2016 yılı içerisinde petrol fiyatlarındaki düşük seyirden Euro Bölgesi büyümesi olumlu etkilenmişti. Ancak bu olumlu etkinin 2017 yılının ilk iki çeyreğinde petrol fiyatlarındaki iyimserlikle birlikte büyüme üzerinde baskı kuracağını düşünüyoruz. Diğer yandan, petrolün ekonomi üzerindeki etkisinin daha kompleks olduğunu, fiyatlardaki düşüş veya yükselişlerin pozitif veya negatif etkileri beraberinde getireceğini belirtmekte fayda var.



Enflasyon hedeflemesinde ise geride kalındığını görüyoruz. OPEC ve OPEC dışı üreticilerin sağladıkları anlaşma neticesinde petrol fiyatlarındaki artışın küresel bazda enflasyonu destekler nitelikte olması bekleniyor. Ancak bu etkinin olumlu etkisini yılın ilk iki çeyreğinde olacağını, daha sonra ise pazar payı kaygısı gibi iç anlaşmazlıklar nedeniyle petrol fiyatlarının son iki çeyrekte belirli band aralığında konsolide olacağını, dolayısıyla son iki çeyrekte enflasyon üzerinde pozitif etkisinin kısıtlı kalacağını düşünüyoruz. 



Tablo Değişmez...

Ayrıca 2017 yılı Avrupa için ekonomik görünümden ziyade siyasi gelişmelerin de takip edileceği bir yıl olacak. Almanya’da genel seçimler, Hollanda’da Parlamento seçimleri, Fransa’daki Cumhurbaşkanlığı seçimleri siyasi risklerin fiyatlanmasına sebep olacak. Yıl içerisinde izlenecek seçimlerin önemli olmasının sebebi olası siyasi değişimlerin ardından ekonomi politikalarının nasıl etkileneceği ve marjinal görüşlü partilerin olası yükselişi endişe unsuru olabilir. Tüm bu gelişmelerin varsayımı altında 2017 yılında küresel ekonomilerdeki zayıf görünümle birlikte Euro Bölgesi’nin de 2016 yılındaki görünümden farklı bir tablo çizmesini beklemiyoruz.

2016 yılında Euro Bölgesi’nde siyasi görünüm açısından İngiltere’de Brexit kararı ve İtalya’da ise Anayasa referandumu takip edildi. Birlikte kalınması yönünde kampanya yürüten İngiltere Başbakanı David Cameron’ın istifasının ardından, İtalya’da da AB yanlısı Renzi’nin yenilgisi sonucu gelen bir istifa söz konusuydu. Avusturya’da ise Cumhurbaşkanlığı seçimini AB yanlısı Alexander Van der Bellen kazandı. Brexit kararı ardından Avrupa Birliği’ne dair güven ise sorgulanmaya başlandı. Bu gelişmelerin yansıması olarak yıl içerisindeki seçimlerde de popülizmin olası yükselişi sonucu siyasi dengelerin değişeceği endişesi piyasalarda hakim düşünce konumuna gelebilir. Bu durum siyasi belirsizliği artıracaktır. Artan siyasi belirsizlik EUR için aşağı yönlü riskleri güncel tutacaktır.

Bankacılık Sistemini Konuşmaya Devam...

Diğer yandan Avrupa’da yükselen bankacılık krizi ise gündemde yer almaya devam edecek. İtalya’da sorunlu kredi miktarının artmasıyla krize giren bankacılık sistemini kurtarmak için devlet desteğine gidiliyor. En son Euro Birliği için kriz noktası Yunanistan olmuştu. Şimdi ise odak noktası İtalya. İtalya’nın, Euro Bölgesi için Almanya ve Fransa’dan sonra üçüncü sırada yer alması  önem derecesini Yunanistan’a göre daha ehemmiyetli kılıyor. 

 Para Politikalarının Ayrışması Dengeyi Çok Bozar....

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararı, 2017 yılı boyunca gerçekleşecek olan seçimlerin etkileri Euro Birliği için şüphe oluşturmaya devam edecek. Diğer taraftan tabii bir de dünyanın en büyük ekonomisi olan ABD’nin para politikasını nasıl şekillendireceği de önemli. ABD ekonomisinin mevcut makro görünümünü, Trump’ın uygulamayı düşündüğü mali destekleme politikasıyla birleştirince, Fed’in sıkılaştırıcı para politikası adımında elini daha güçlü yapacak. Dolayısıyla Fed faiz artırım konusunda daha şahin tavır sergileyecek. Bu durum ülkeler arasında parasal politikaların ayrışması anlamına geliyor. ECB, BOJ ve PBOC gibi Merkez Bankaları genişlemeci duruş sergilerken, Fed’in sıkılaştırıcı politikasını ne kadar etkin kullanacağı ve zamanlaması çok önemli olacaktır. Fed, Trump’ın vaatlerini gerçekleştirmesini ve bunun piyasa etkisinin yansımasını bekleyecektir. Dolayısıyla yılın ilk çeyreğinde makro görünümü takip edecekler. Devamında ise faiz artırım hamleleri gelebilir. Bu sırada ise ECB genişlemeci adımlarının meyvesini almaya çalışacak. 2017 yılı içerisinde hedeflenilen varlık alım programında değişikliğe gitmeyeceklerdir. Ancak yıl sonunda 2018 yılına ilişkin tapering gündeme gelebilir. 







 

FULYA YÜKSEL

Araştırma Uzman Yardımcısı

Lisans öğrenimine 2009 yılında Kadir Has Üniversitesi Sermaye Piyasası Denetim Derecelendirme bölümünde başlamış ve lisansı bölüm birinciliğiyle tamamlamıştır. 2014 yılında Kadir Has Üniversitesi Finans Mühendisliği tezli yüksek lisans programına üstün başarı bursu kazanarak giriş yapmış ve bu eğitimine halen devam etmektedir.  Ağustos 2016’da Reel Kapital Menkul Değerler’de dealer olarak göreve başlamıştır.

Profil

FULYA YÜKSEL

Araştırma Uzman Yardımcısı

Lisans öğrenimine 2009 yılında Kadir Has Üniversitesi Sermaye Piyasası Denetim Derecelendirme bölümünde başlamış ve lisansı bölüm birinciliğiyle tamamlamıştır. 2014 yılında Kadir Has Üniversitesi Finans Mühendisliği tezli yüksek lisans programına üstün başarı bursu kazanarak giriş yapmış ve bu eğitimine halen devam etmektedir.  Ağustos 2016’da Reel Kapital Menkul Değerler’de dealer olarak göreve başlamıştır.

Yazıları


Bütün Yazıları

Risk Uyarısı

2017 2.Ç.Müşteri Kar/Zarar %48.98/ %51.02
Forex Kaldıraçlı alım satım işlemleri çok risklidir. Kaldıraç etkisi nedeniyle, düşük teminatla işlem yapmanın piyasada leheçalışabileceği gibi aleyhe de çalışabileceği ve bu anlamda kaldıraç etkisinin tarafınıza yüksek kazançlar sağlayabileceği gibi yüksek zararlara da yol açabileceği ihtimali daima göz önünde bulundurulmalıdır. Ters fiyat hareketleri sonucunda yetkili kuruluşa yatırdığınız paranın tümünü kaybedebilirsiniz. Yüksek getiri vaatlerine itibar etmeyiniz. Kaldıraçlı alım satım işlemlerine ilişkin olarak yetkili kuruluş personelince yapılacak teknik ve temel analizin kişiden kişiye farklılık arz edebileceği bu analizlerde yapılan öngörülerin gerçekleşmeme olasılığının bulunduğu dikkate alınmalıdır. Bu konu hakkında forex eğitimi almak için forex kitap sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Lütfen olabilecek bütün riskleri anladığınızdan emin olun ve gerekiyorsa bağımsız danışmanlardan profesyonel tavsiye ve yardım alın.Sayfada verilen tüm bilgiler genel niteliktedir ve müşterilerin alım satım kararını destekleyebilecek düzeyde bilgi bulunmayabilir. Bu sitede bulunan tüm hesaplayıcılar ve sayısal veriler yalnız gösterge niteliğindedir. Rakamlarla ilgili en doğru veriye platformumuz vasıtasıyla ulaşabilirsiniz.